Türk'ün Kanadıdır At

 


Dede Korkut'la başlamak gerek atın kültürümüzdeki yerini anlatmaya. Ey gidi Bamsı Beyrek! Atını kardeşinden üstün tutan yiğit. Selam olsun sana! 

"TÜRKLER ATLA BİRLİKTE YARATILMIŞTIR"

Atların Türk milleti için öneminden daha önce bahsetmiştim. Şimdi derine ineceğiz, kemerleri bağlayın. 

Tarihî kaynaklar bize Türklerin atlarını yanlarından bir an olsun ayırmadıklarını söylüyor. Kaç bin yıllık milletin bir başka canlıyla bu kadar yakınlaştığı görülmüş, duyulmuş değil. Çinliler Mete Han'ın atını öve öve bitiremezler. Onun hızından, cinsinden, heybetinden birçok notta bahsederler. Ha! Mete'nin babası Teoman'ın atını ok attırarak öldürtmesi de bir başkaldırı biçimidir. 

Tanrı'ya adanan kurbanların başında da Türk'ün en kıymetlisi at gelir. Çünkü Türkler arasındaki yaygın bir inanışa göre Türkler atla birlikte yaratılmıştır. Açın Dede Korkut'a da bir bakın. Orada da diyor ki: "Attan aygır, deveden buğra, koyundan da koç kurban edilirdi." Altaylarda ve Yakutlarda da kurban edilen atın kafası sırığa geçirilip derisi gövdesine giydirilmek suretiyle ağaç bir ata benzetilirmiş. Altay Türkleri bu olayı baydara, Yakut Türkleri de tabık, kereh isimleriyle çağırırlarmış. Ağaca da Tükölö derlermiş.

ATLARLA İLGİLİ BAZI TÜRK İNANIŞLARI

Çok garip inançlarımız var. Okuyunca bana hak vereceksiniz. Elbette bunların hepsinin kökenleri vardır ama bazıları gerçekten "Yuh artık!" dedirtiyor. Atın gözündeki yaştan tutun da, rengine kadar birçok konuda onlara anlamlar yüklemiş, hayatımızın her alanında çok geniş bir alan açmışız. Nalına bakmışız, tüyünü tutmuşuz, nalının izini incelemişiz, kuyruğuna takılmışız, üzengisine dalmışız. Hepsine de anlamsızlıklar arasında bir anlam aramışız. Atla gömülmüşüz yahu! Daha ne olsun. Ölümden sonraki yaşantımızda da bu soylu canlıların yanımızda olması bize huzur vermiş, güven aşılamış. Kurttan gelmiş, ata gitmişiz, atla gitmişiz. 

GÖZÜ YAŞLI AT, CENNET HABERCİSİ

Tatar Türkleri atla gömülme âdeti farklı bir hâl almış. Artık atı öldürüp gömmüyorlar. Sahibi öldüğünde onu da hemen arkasından mezara indiriyorlar ve eğer gözünden yaş gelirse sahibinin cennetlik olduğu sonucuna varıyorlar. Bir dakika be kardeşim! Bu iş o kadar kolay mı? Daha Mahşer Günü var. Hele bir sorgudan geçsin de öyle karar verilsin. 

Atınız hızlı giderken birden durdu mu? İşte yandığınızın resmi. O yolda kesin büyü vardır. Hemen bir tütsü yakın. Kara iyeleri oradan kovmazsanız hâliniz harap. Anadolu'da, Irak'ta, Suriye'de, Azerbaycan'da bu kara iyeleri "At binen cin" diyorlar. Hatta bunlara ağrıda Sürülü diye de bir isim takmışlar. Osmanlı'yı da es geçmeyelim. Padişahlarımız atları öldüğünde özel tören düzenletir, şahane bir mezar hazırlatır ve adına şiirler yazdırırmış. 

At, Türk milletinde her zaman ayrı bir öneme sahip olmuştur. Bunun başlıca sebebi de atı evcilleştirmemiz sonrası savaşlarda sağladığımız üstünlük olmalı. Etinden, sütünden, derisinden faydalanmış olmamız da cabası. Türk'ün kanadıdır at, denmesi de boşuna değil yani. Çinliler boşuna: Türklerin hayatları atlarına bağlıdır dememiş.


Yorum Gönder

0 Yorumlar