Atlarla Tanışma

 


İlk evcilleştirilen hayvanların başında gelir atlar. Duyguludurlar, hassastırlar, güçlüdürler. Sizinle öyle bir bağ kurarlar ki onlar olmadan yaşayamazsınız. Şimdi size atlarla olan hikâyemi anlatacağım.

KUTSAL ATLARLA NASIL TANIŞTIM?

Çocuktum. Sokakta top kovalar, taşları üst üste dizip yedi kule oynardım. Misket yuvarlar, yakar toptan kaçardım. Bütün bunları yaparken de sokaktan atlar geçerdi. Daha doğrusu at arabaları. Onları izlerken büyülenirdim. Sırtlarından uzatılıp boyunlarına geçirilen bir düzenek vasıtasıyla artlarındaki onca yükü çeker, "tak tak, tak tak sesleri çıkararak yanımızdan geçerlerdi. Ama o büyüyü bozan da bir olay vardı: "Kamçı sesleri." O sesler beni benden alır, yüreğimi dağlar, içimi yakardı. Her kamçı darbesinde daha hızlı koşmaya başlarlardı. 



İlk zamanlar bundan keyif aldıklarını düşünürdüm. Nereden bilebilirdim ki onları daha hızlı koşturanın kırbaç darbeleri olduğunu! Geçtiğimiz günlerde de bir makale okudum. Bu konuda bir araştırma yapılmış ve canlarının ne kadar yandığı anlaşılmaya çalışılmış. Sonuç mu? Öyle çok acı çekiyorlarmış ki tarifi mümkün değil. 

ATLARA KAMÇI VURULMASIN!

Tarih boyunca atların etini yedik, sütünü içtik, derisini giydik. Bizlere neleri varsa verdiler. Yetmedi, onları eğitip evcilleştirdik. Artık bizim için binek hayvanıydılar. Yolları kısalttılar, mesafeleri daralttılar. Ulaşım daha bir basit olmuştu. Değerleri katbekat arttı. Bu kadarla kalsa iyi. Onları savaşlarda da kullandık. Şimdi birer askerdiler. Atlı birlikler kuruldu. Süvarilerin can yoldaşı oldular. Bu durum öyle bir hâl aldı ki mezara da can yoldaşlarıyla birlikte girmeye başladılar. Anca beraber, kanca beraber misali. 




Peki onlar bize varını yoğunu verirken biz ne yaptık? Onları dövdük. Derilerini deşene kadar kırbaçladık. Kırbaçlamaya da devam ediyoruz. At arabası daha hızlı ilerlesin, yarış atı daha hızlı koşsun diye peş peşe kamçı darbelerini indirdik. Canları yana yana koştular durdular. 

Adalardaki vahşeti hatırlayın: "Fayton adı altında pazarlanan o işkence." Neymiş efendim, nostaljiymiş. Zayıflıktan kaburgaları sayılan atlara uygulanan o işkencenin adı nasıl nostalji olabilir ki? Neyse ki şimdi kaldırıldı ama yokuşta çatlayıp can veren o atların görüntüsü hâlâ hafızamda. 

ATLAR ÇOK DUYGULUDUR

Geçen gün bir haber gördüm: "Araba çarpan atlar birbirlerine sarıldılar." Video haberdi. Açıp izledim. Yüreğim yandı. Fakat onlarla bir kez daha gurur duydum. Otoyolda araba çarpan iki at yerde boylu boyunca uzanmıştı. Birbirlerine sarılna iki yavrucak kanlar içinde yatıyordu. Meraklı kalabalık da video çekmekle meşguldü. Yahu atlar ölüyor be kardeşim, ne videosu!..



Atlar duyguludur. Sahibini tanır, onu seveni tanır. İlginçtir ki eğer kötü bir insan görürlerse de huysuzlanırlar. Hisleri çok kuvvetlidir. Atları sevin, onlar da sizi sever. Kötülük yaparsanız da ömürleri boyunca unutmazlar. Tanrı'nın onlara bahşettiği en büyük özellik de bu olsa gerek. 

Yorum Gönder

1 Yorumlar

  1. The Casino Site Review - Lucky Club Live
    If you are looking for a great online luckyclub gambling experience you can choose from over 40 different casino sites, Bonus: Free Bonus Rating: 3 · ‎Review by LuckyClub

    YanıtlaSil