İngiliz Atı mı? O Ne ki?



İNGİLİZ ATLARININ KÖKENİ

İngiliz atı mı? Yok be kardeşim ne İngiliz'i. Bunların hepsi aynı ırktan geliyor. Almışlar bizden Arap atlarını, sonra melezleme yöntemiyle daha hızlı, daha güçlü, fizyolojik özellikleri farklı bir at cinsi ortaya çıkarmışlar. Hepsini anlatacağım, merak etmeyin. Dilerseniz İngiliz atı denilen kırma cinsin genel özelliklerini öğrenerek başlayalım:

İNGİLİZ ATININ TARİHÇESİ

Darley Arabian, Byerley Türk, Godolphin Arabian... Bu üç safkan Arap atı, atçılık tarihi için çok önemlidir. İsimleri hakkında da bir bilgi aktarayım: Eski geleneklere göre koşan atın ismi sahibinin adıyla aynı olurdu. Yani bu atlar aslında sahiplerinin nüfusunu taşıyor. Konudan fazla kopmayalım. Daha anlatacaklarım var.

Byerley Türk'ün kan hattından gelen bir at söyleyeyim de dudağınız uçuklasın: Frankel! Tabii ya... O şampiyonlar veren Türk atının bir torunu Frankel'in annesi. Size o efsane atın bir resmini göstereyim. İngiliz ressamlardan John Wotton tarafından tuvale aktarılmış ve otoriteler tarafından, Byerley Turk'ün görüntüsünü en doğru şekilde yansıtan tablo olduğu söyleniyor. 


Şu boya endama bakın Allah aşkına! Maşallah 2 metre boyu var. Onun hikâyesini de anlatacağım. Savaş alanlarından yarış pistlerine uzanan bir öykü. Biraz sabırsızlanın. 

İngiliz atlarının tarihçesinde Byerley Turk'un yeri ayrıdır. İngilizler çelimsiz, kısa atlarından memnun değillerdi ve bir çıkış yolu arıyorlardı. At yarışları da yeni başlamıştı. Ne yapsak ne etsek derken kendi ellerinde bulunan kısraklarla Orta Doğu'dan ithal ettikleri Arap aygırlarını melezleme yaptılar. Ortaya da birçok spor dalında tercih edilen yeni bir tür çıktı. 

İNGİLİZ ATI GENEL ÖZELLİKLERİ




Güçlü adaleler, zekayla parlayan gözler, ince baş, geniş omuz... Al sana İngiliz atının genel özellikleri. 

  • Arka bacakların üst kısmının sahip olduğu genel özellikler bu bölgede uzun ve güçlü bir kas yapısının yerleşmesine olanak tanır. 
  • Uyluk kemiği uzundur ve kalça kemiğiyle yaptığı geniş açı da güçlü kaslara zemin hazırlar. 
  • İngiliz atının zekası da dayanıklılığı da Arap kökeninden gelir. Hızı, gücü, endamı da İngiliz denilen atalarından gelir. 
  • Genellikle al veya doru dona sahiptiler. Don deyince aklınıza bizim giydiğimiz gelmesin sakın! Don demek, renk demektir. Zaman zaman yağız veya kır da olabilirler. Bu durum çoğunlukla DNA'daki bir mutasyonla oluşur. Yani beyaz at yoktur aslında. 
  • Yerden yüksekliği yani cigadosu 1.70'e kadar uzanabilir.
  • İki yaşına ulaştıklarında gelişimlerini de tamamlamışlar demektir. 
  • Dişilerin kısrak, erkeklerin de aygır olarak değerlendirilmeleri dört yaşında olur.
  • Hamilelik süreçleri de 11 ay 10 gün kadar sürer.
Netice olarak da bir özet yapmak gerekir: 

Tüyleri ipince ve parlak, omuzları eğimli ve uzun. Ön bacak arka bacaktan daha uzun. Vücudunda yağ yok, kas yumağı. Kalça kuvvetli. Göğüs; derin ve geniş. Akciğerler ve kalp için genişçe bir alan demek bu. Yüksek enerjili, tam bir sporcu ve insanlarla dost. İşte size İngiliz atının genel özellikleri. 

İNGİLİZ ATI NASIL KOŞAR?



Hız ve kuvvet denilince akla gelen ilk atlardır İngiliz atları. Jokeyinin direktiflerine harfiyen uyar, üstüne binen rahat eder. Bir gariptir bu İngiliz atı. Yürürken ayrı, koşarken ayrıdır ayakları. Mesela yürürken tamamı birbirinden ayrı davranır. Bağımsızdırlar. Koşmaya başladıkları zamansa ön ve arka ayaklar çapraz hareket eder. Rahvanda ise sağ ön ve arka, sol ön ve arka ayaklar beraber ilerler. 

Dörtnala olayını da unutmayalım. Bütün ayaklar yerden kesilir. Atı yorar, tüketir ama çok hızlıdırlar. Kaplumbağa ve tavşan misali, rahvan giden bir at önünde sonunda dörtnala koşan ata yetişip onu geçer. Mesafe uzadıkça rahvan atın şansı artar. 

İNGİLİZ ATININ BAKIMI NASIL OLUR?

Özel bakım isterler, güçlü beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Kendilerine has seyisler, ahırları, beslenme programları vardır. Zordur İngiliz atının bakımı da.

Nihayetinde İngiliz atı bir sporcu olması için üretilmiştir ve hâlâ da üretiliyor. At çiftlikleri her yıl binlerce tayın dünyaya gözlerini açtığı birer üretim merkezi. Her yeni doğum, bir yeni umut. Eğer yarışlarda koşturulacaksa şampiyon olur mu düşleri de eksik olmaz. Yine koptuk konudan. Geri dönelim.

Sabah seyis erkenden kalkar. Tımar eder, temizler. Oradan da idman pistine geçer. Antrenörü de binicisi de hazır kıta beklemektedir. Koşturulur ya da yürütülür. Formunu koruması için bunlardan biri şarttır. Daha sonra ahırına döner. Tırnakları temizlenir, kaşağısı yapılır. Artık kahvaltıyı hak etti değil mi? Yulafı, kuru üzümü, dutu önüne konulur. Yemeğini yedi. Şimdi dinlenebilir. Çünkü bir saat sonra yürüyüşe çıkacak. Bu şekilde geçer günleri bir İngiliz atının. Sürekli koşmayı bekler. Koşar; kazanır, kaybeder ama günlük rutinleri değişmez. 

Bugün size dilim döndüğünce, bilgim yettiğince İngiliz atını tanıttım. Umarım keyifle okumuşsunuzdur. Bir başka içerikte görüşmek üzere. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar