Atla Gömülmek de Neyin Nesi?

Kurganda bulunan bir at maskesi

 

Güney Özbekistan Teşiktaş Mağarası... At kalıntısına rastlanan en eski yer. Buluntulardan anlaşılıyor ki at o kadar da önemli bir hayvan değil, sadece eti için avlanıyor. Vahşi doğada yaşamını devam ettirmeye çalışan insanoğlu ne bulursa avlayıp mağarasına getirmiş. Çünkü arkeologlar birçok dağ keçisi kemiği bulmuşlar. Ayı, tavşan, kuş, geyik de cabası. Bu kemiklerin sadece %1 kadarı atlara aitmiş ki bu da bize -başta da söylediğim gibi- atın o devirde o kadar da göz önünde olmayan bir hayvan olduğunu gösteriyor. Atla gömülmeye gelene dek birçok evreden geçiliyor.

Sonra Türkmenistan'daki Gonur Tepe'de bir mezarda kurban edilmiş at kalıntısına rastlanıyor. Sadece bununla da kalmamış, bir ağacın ucuna takılmış bir at başı da bulunmuş. Uzmanların dediğine göre ahalteke atlarının yetiştiriciliği o devre kadar uzanıyormuş. İlerleyen dönemlerde yapılan birçok kazıda ele geçirilen bilgiler ışığında atların zaman içerisinde insan hayatındaki öneminin arttığı görülüyor. Savaş arabalarına koşulmaktan tutun da etinden sütünden faydalanmaya, derisini giyinip binek hayvanı olarak kullanılmaya kadar uzanan bir serüven bu.

Pazırık kurganı mezar odası


Tabii sizin de bildiğiniz gibi atlar Türk kültüründe çok önemlidir. Zaten yukarıda verdiğim iki örneğe bakacak olursanız bu kalıntılara Türk coğrafyasına ulaşıldığını da görürsünüz. Atla gömülme hadisesine ilişkin ilk verilerin ışığında bu kültürün milattan önce 600'lü yıllara uzandığını söyleyebiliriz. Ama öyle firavunlarda olduğu gibi öteki dünyada sahibine hizmetkâr olsun diye değil, ona yoldaş olsun diye gömülmüş atlar. Duvar resimlerinde de bu durumun kanıtlarına birçok defa rastlanmış. 

Bu gömülen atların koşum takımlarının sahip olduğu detaylar Türk işçiliğinin ve sanatının mihenk taşlarıdır. Ayrıca Türk sosyal hayatına, mitlerine, inançlarına dair de aşırı önem arz eden ögelerdir. Atlar sahipleri ile gömülmeden önce asla kanları akıtılmazmış. Kafalarına sert bir nesneyle vurulduktan sonra kuyrukları belirli bir biçimde örülür, kimi zaman da kesilirmiş. Bu davranış şekli bir matem alameti olup ölen at sahibinin sahip olduğu cesarete, yiğitliğe ve kahramanlığa işaret edermiş. 

Kurganda bulunan bir dizgin


Dünyanın hangi bölgesine giderseniz gidin atıyla gömülmüş bir yiğit varsa ilk akla gelen, onun Türk olduğudur. Çünkü atla gömülme geleneğinin en yaygın olduğu topluluk Türklerdir. Ayrıca diğer milletlerden farklı bir gaye ile defnedilirler. Az önce de belirtmiştim: Amaç. ölümden sonra hizmet etmesi değil, yoldaşlık yapmasıdır.

Bu mezarların en doğusundaki Moğolistan'da en batısındaki de Paris'tedir. Türklüğün ne geniş bir coğrafyada hüküm sürdüğünü, atla gömülme geleneğini kaç bin yıl boyunca sürdürdüğünü bir hayal edin.



Yorum Gönder

0 Yorumlar